Bu Blogda Ara

27 Nisan 2013

Liselinin oynadığı bahis, orta direğin at yarışı derdi, beni gerdi

Kısacık bir şehir içi otobüs yolculuğunda tanık ve kulak misafiri olduklarımdır.

İki liseli genç (Liseli olduklarını nereden biliyorum? Tabii ki tecrübelerimden. Üniversite öğrencisi olamayacak kadar yerli ve çantalı; ortaokul öğrencisi olamayacak kadar konuya hâkimler. vs.) otobüsün arka tarafında önlü arkalı oturdular. Havadan sudan konuşurken bahis, bahis konusuna geldi. Oynadıkları kuponlardan söz açtılar. İsabetli oynayıp oynamadıklarını istişare ettiler. Bu konuşmadan öğrendiklerim: Almanya'da Bayern kimseye göz açtırmıyormuş, bu yüzden şampiyonluğu garantilese de puan kaybı imkânsızmış. Türkiye'de Gekas gol attığı zaman Akhisar'ın yenilmesi mümkün değilmiş vs. vs. Bu konuşma sırasında "üst oynamak", "handikap" türünden birtakım bahis terimlerini de öğrenmiş oldum. Şöyle düşündüm: Bu gençler okul işlerinde, derslerde, eğitim çalışmalarında da bu şekilde tahlil ve değerlendirme yeteneğine sahiplerse imrenilecek bir düzeydeler. Yok, sadece bahis olayının hatırına sağdan soldan derleştirdikleri bilgileri paylaşıyor ve yalnızca ailelerinin bütçe imkânlarını -muhtemelen- zorlayarak kendilerine verdikleri harçlıkları bahis için, iddia için harcıyorlarsa ortada üzülünecek bir durum var demektir.

Gençlerin konuşmalarına tanık oluşumun üzüntüsü ve hayal kırıklığıyla gözlerimi hemen önde oturan, elinde bir mecmua tutan zâta çevirdim. Sayfaları alabildiğine dikkatlice inceleyişi, yazıların hakkını verişi özenilecek, takdir edilecek bir tarzdaydı. Biraz daha dikkatlice bakınca maalesef meselenin benim algıladığımdan daha farklı olduğunu anladım. Kahramanımızın pürdikkat incelediği mevkute, bir at yarışları mecmuasıymış. İri yazılara alıcı gözle bakınca, atların son yarış performanslarının, daha önce elde ettikleri derecelerin bulunduğu sayfanın incelenmekte olduğunu gördüm. Bir kez daha hayal kırıklığına uğradım, Türk irfanı adına üzüldüm. Bu otobüsten bana ekmek çıkmayacağını ancak o zaman fehmettim.

Ve mine'l-garâib.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu yazıyla, fotoğrafla, şiirle, eserle ilgili düşünceni yazman beni ancak sevindirir! Duam şu: Yorumlayan yorulmasın! :)