Bu Blogda Ara

01 Kasım 2012

Soğan Çorbası

Başlığa bakıp güzel bir çorba tarifi bulmak ümidiyle buradaysanız, üzgünüm, yok öyle bir tarif. "Soğan Çorbası" Rus şair Yevgeni Yevtuşenko'nun bir şiirinin ismi ve biz o şiirden Parislilerin geleneksel yemeklerinden biri olduğunu öğreniyoruz soğan çorbasının. Bu şiirin bazı seçilmiş mısraları şunlar:

"Ne, ne, ne?
                   Soğan çorbasını bilmiyor musunuz?
Görmemişsiniz, öyleyse, bu durumda Fransa'yı.
Haydi! Çabuk, Bayım, gidelim hemen!"
(...)
Paris'e şaşkın şaşkın bakan balıklar,
ve bunların üzerinde
tek başına hüküm sürer
lezzetli kokusu çorbanın.
Akıl almaz koku! İçilir bu çorba
sanki ayine gidilir gibi.
İşte o,
         kurnaz,
                    soğanlı, işte o
kıvıl kıvıl, bekliyor. Haydi gidelim!
Bu kutsal ilaçtan
bir kâse getirsinler bana!
Ah! Bu soğan!
                      Bu soğan!
Uç, gözle kaş arasında, uç git birden yorgunluğum.
(...)
Umursamadan yılları, yüzyılları
Fransız sofrasında
                           kraliçe kaldı.
Köylüler gibi
                    derebeyler de onu kaşıkladı.
Ama yalnızca köylüler ondan yararlandı.
                    Papalar
                             ve tiranlar,
şövalyeler savaşlara gittiler,
ağızlarında yapmacık şarkılar,
ama umursamadı bunu hiç
                                      bizim çorba
                                                        piştiği kazanlarda!

Hemen düzeltelim, düzeltelim hemen
o cümlesini benim toz sözlü arkadaşın.
"Her şey ölümlüdür Fransa'da
halktan
           ve soğan çorbasından başka!"

Yevgeni Yevtuşenko, Zima Kavşağı, Türkçesi: Özdemir İNCE, Kuzey Yayınları, Ankara 1985.

Acaba bizim şiirimizde de "soğan"dan bahseder buna benzer övgü şiirleri var mıdır? Daha açık soralım: Fransızlardan daha fazla soğan âşığı olan Türk toplumunun edebiyat temsilcileri soğan'ı anlatılmaya değer bulmuşlar mıdır? Merak işte...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu yazıyla, fotoğrafla, şiirle, eserle ilgili düşünceni yazman beni ancak sevindirir! Duam şu: Yorumlayan yorulmasın! :)