Bu Blogda Ara

10 Ekim 2011

25 bin kişinin içinde ben de vardım!

Cumartesi günü yapılan yürüyüşten söz ediyorum. Sendikaların düzenlediği. Gönüllü olmasa da kıyısından köşesinden katılmış bulundum yürüyüşe. Otobüsten Gençlik Parkı önünde inmemle başladı her şey. Eylemden de ancak o zaman haberdar oldum. Bu nasıl duyarlılıksa... Fotoğraf makinemi götürmediğim için ceple idare etmek zorunda kaldım. Birkaç fotoğraf çektim Gençlik Parkı'nda ve yürüyüş güzergâhında. 

Eyleme bir süre tanıklık etmeme rağmen, içeriğine dair net bir şeyler söylemem neredeyse imkânsız. Her yaş grubundan katılımcı vardı, liseliler dâhil. Her türlü slogan atıldı: "Kürdistan faşizme mezar olacak"tan tutun , "Halkların kardeşliği engellenemez."e kadar. Ülkemizde demokrasinin geldiği noktanın tatminkâr vaziyette olduğunu hissediyor insan özellikle ilk sloganı dinlerken. Halkların kardeşliğinden söz eden slogan, beni benden alıp yürüyüşün gönüllü bir parçası yapmak üzereyken AKP'ye ve cemaatlere giydiren sloganlar geldi de naçizane bir Akparti seçmeni olarak, kastedilen halklara dâhil olmadığımı ve murâdedilenin başka bir şey olabileceğini bir çırpıda anlayıverdim. 

Vardığım sonuçlar şöyle:

1. Haberleri daha iyi izlemek gerekiyor, yoksa bu tip etkinliklere yakalanma ihtimaliniz çok fazla.
2. Eylemcilerle tesadüfen de olsa bir arada bulunduğunuzda güneş gözlüğünüzü çıkarın. Sizi denemek için broşür uzatıyorlar.
3. Her şeye rağmen hiç yoktan iyidir. Güzel bir cumartesi yürüyüşü yapmış oluyorsunuz Opera'dan Kızılay'a kadar. Özellikle trafiğe kapalı ama yayalara açık yollar, bulunmaz nimet oluyor o zaman.
4. Park ve yürüyüş ikilisini buluşturan birkaç amatör fotoğrafı sizlerle paylaşayım. Az şey mi?

Güz parkı!
Gençlik Parkı.
Gençlik Parkı'ndan bir görünüm.
Gençlik Parkı ve arka planda İstasyon yönünden yürüyerek gelen sendikalılar.
Ne çok sarı ve kırmızı. Bir Fenerli olarak içerledim tabii.

Yürüyüşten bir enstantane.

Opera köprüsünden çekiyorum.
Bütün güzelliğiyle bir Ankara sonbaharı ve yürüyüş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu yazıyla, fotoğrafla, şiirle, eserle ilgili düşünceni yazman beni ancak sevindirir! Duam şu: Yorumlayan yorulmasın! :)