Bu Blogda Ara

27 Ağustos 2011

Ey pişmanlık! Gel, şimdi tam senin zamanın!


  • Ey Peygamber! Malum şehir (Antakya) ahalisinin şu hikâyesini ibret verici bir örnek olarak o müşriklere anlat! Vaktiyle, o şehrin ahalisine Allah'ın elçileri gelmişti.
  • Evet, biz vaktiyle o ahaliye iki elçi göndermiştik. Ama onlar her ikisini de yalancılıkla suçladılar. Bunun üzerine o iki elçiyi bir üçüncüsüyle destekledik. Elçiler, "Bakın, biz size Allah tarafından gönderilmiş elçileriz" dediler.
  • Fakat kâfir ahali onlara şöyle karşılık verdi: "Sizler Allah'ın elçisi falan değil, tıpkı bizim gibi sıradan insanlarsınız. Kaldı ki Rahman'ın/Allah'ın vahiy diye gönderdiği bir şey de yok aslında. İşin doğrusu şu ki siz düpedüz yalan söylüyorsunuz!"
  • Bunun üzerine elçiler şöyle dediler: "Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz. Bizim görevimiz, Allah'ın buyruklarını açık seçik tebliğ etmekten ibarettir."
  • Ahali de şöyle karşılık verdi: "Bize uğursuzluk getirdiniz. Eğer bu davadan vazgeçmezseniz, bilin ki size çok ağır hakaretlerde bulunacak ve çok fena şekilde de canınızı yakacağız!"
  • Bu defa elçiler şöyle dediler: "Başınıza gelen uğursuzluğun sebebi bizzat kendinizsiniz. Size öğüt verildi ve bu yüzden uğursuzluğa uğradınız, öyle mi?! Yoo! Gerçekte siz haddi aşmış bir halksınız."
  • Derken, şehrin öte tarafından bir adam çıkageldi ve şöyle dedi: Ey halkım! Gelin, bu elçilere uyun! Sizden hiçbir menfaat beklemeyen bu kimselere uyun! Bunlar dosdoğru yolun yolcusu olan kimselerdir. Hem sonra ben, yaratıcım Allah'a ne diye kulluk etmeyeyim ki?! Bilin ki hepiniz yarın bir gün hesap vermek üzere O'nun huzuruna çıkarılacaksınız!
  • Ey halkım! Ben, O'ndan başka bir tanrı edinir miyim hiç?! Eğer Rahman bana bir zarar vermek isterse, o düzmece tanrıların sözde şefaatleri bana hiçbir fayda sağlamaz. Dahası onlar beni Allah'ın azabından asla kurtaramazlar!
  • Öte yandan, Allah'tan başka tanrılar edindiğim takdirde düpedüz sapıtmış olurum. Bakın, ben, sizin tek ve gerçek rabbinize iman ettim. N'olur, artık bu sözlerime kulak verin!
  • (Ölümünün ardından) o mümine, "Cennete gir!" denildi. O da "Keşke" dedi, "Rabbimin beni bağışladığını ve cennette çok güzel şekilde ağırladığını halkım da bilseydi!"
  • Biz o mümin kişinin ardından kâfir halkını cezalandırmak üzere gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik.
  • Çünkü müthiş bir uğultu (deprem) onların işini bitirmeye yetti. Nitekim onlar bir anda helak olup gittiler.
  • Ey pişmanlık! Gel, şimdi tam senin zamanın; çünkü sen, kendilerine gelen her elçiyi alaya alan o kullara bundan böyle çok lazımsın!


Kur'ân-ı Kerîm, Yasin suresi, 13-30. ayetler