Bu Blogda Ara

18 Ekim 2010

Büyük Halaskârımız (Kurtarıcımız) Mustafa Kemal Paşa - Peyami Safa

Mustafa Kemal'in kitap kapağındaki fotoğrafı
24 sayfalık bu mini kitapçığın dış kapağında “İlk reisicumhurumuz Mustafa Kemal Paşa, Çocukluğu-Gençliği-Siyasi-Askerî Hayatı” ibareleri var. İç kapakta “İlk reisicumhurumuz” kısmı “Büyük halaskârımız” şeklinde değişmiş, başlığın diğer kısımları aynı. Peyami Safa tarafından oluşturulan eser, içerikten öğrendiğimize göre 1923 yılında yazılmış olmalı. Kitabın üzerinde ayrıca belirtilmemiş tarih. Aşağıdaki kısım bu kitapçığın başlangıcındaki Bir Küçük İzah kısmıdır.
Bu küçük eserin maksadı, büyük Mustafa Kemal’imizi herkese tanıtmak değildir. Böyle bir maksat, esasen lüzumsuzdur: Mustafa Kemal Paşa’yı yalnız Türkler değil, bütün mazlum Asya milletleri tanıyor, bütün mağrur Avrupa milletleri tanıyor, kendilerinden başka hiç kimseyi bilmeyen hodbin Amerika milletleri, yarı medeni Afrika, hatta Avustralya milletleri de tanıyor. Yer yüzünde onun ismini işitmeyen kulak, resmini görmeyen göz kalmamış gibidir. Eğer yıldızlarda insanlar varsa, belki, onlar da aziz serdarımızı tanımışlardır.
Onu göklere çıkarmak ne için mübalağa olsun: Başımızın ucunda yırtılmaz karanlıklar vardı; “Biraz ziya... biraz hava...” diye ağlıyor, sızlıyor, haykırışıyorduk, ölümün fosforlu ve şeytani gözleri karşımıza dikilmiş, bizi ürkütüyor, titretiyor, sarartıyordu. Fakat, birdenbire, bu karanlıklarda Türk harsinin şimşeği çaktı; siyah bulutlar yarıldı, parçalandı, yıldızlı gökyüzü ve beyaz hilal göründü. Bir kahraman, o hilali tunç göğsünde taşıyarak, kısılmış ve kamaşmış gözlerimizin önünde parladı: Mustafa Kemal!
Şimdi o hilal, yeryüzünün bütün karanlık köşe, bucaklarını aydınlatıyor. O hilal bizimdir, onu göğsünde taşıyan kahramanı biz yarattık, o kahramanın metin seciyesini göz yaşlarımız ve kanımızla, biz yoğurduk.
Bundan dolayı, o kahramanı herkes ve Türkler herkesten ziyade tanır. Çünkü Mustafa Kemal, Türk milleti demektir. Fakat biz bu esercikte her büyük adam için hissedilen bazı merakları silmeğe çalışacağız: Bu kahraman nasıl, nerede, ne zaman doğdu? Hangi şerait içinde büyüdü? Büyük inkılaba nasıl atıldı? Bunlara veciz cevaplar vereceğiz.
Eğer bu cevaplar, gazetelerin mahdut sütunlarında görünen kısa ve eksik tercümeihâllerden azıcık fazla malumatı ihtiva edebilmişler ise, bu esercik de gayesine vasıl olmuş sayılır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu yazıyla, fotoğrafla, şiirle, eserle ilgili düşünceni yazman beni ancak sevindirir! Duam şu: Yorumlayan yorulmasın! :)