Bu Blogda Ara

14 Mart 2010

Rachel Corrie anısına...


İsteyenler Google'da "Rachel Corrie" aramasıyla veya aşağıdaki linkler aracılığıyla pek çok bilgiye erişebilir. 
Bu güzel insanı ve mücadelesini unutmayalım.

İlgili bir iki link:


08 Mart 2010

Yargıya kızıp vatandaşı cezalandırmak

Demokrasimizin ve yargımızın Avrupa standartlarının ne kadar uzağında olduğunu, bilenler söylüyor. Yargının vardığı karar sonucu Ankara'da ortaya çıkan keşmekeş malum. Yargının aldığı kararın doğru olup olmadığını şimdilik bir kenara bırakarak yerel yönetimin bu karar karşısında takındığı tutumu eleştiriyorum. 

Yargı kararını beğenmeyen, belediyenin çıkarlarına aykırı bulan, belediyenin kasasındaki gelir-gider dengesini alt üst edeceğini ve ortaya çıkacak açığın / zararın kapanamaz olduğunu düşünen bir yönetim, tek çıkar yol olarak -dolaylı da olsa- vatandaşı cezalandırma yolunu mu seçmelidir? Erkler arasındaki dolaylı mücadeleye, alınan kararlarla, "vatandaş"ı doğrudan katmak ne derece doğru ve anlamlıdır? Yönetimin en başındaki bir kişinin, vatandaşı, günün belli saatlerinde hizmeti kısıtlamakla (=otobüs sayısını azaltmakla), transfer kolaylığını kaldırmakla (=belli süre içinde aynı kontörle başka vasıtaya biniş hakkı tanınması) muştulaması (!) ne kadar demokratiktir?

Yargı kararı, daha önce pek çok örneğini gördüğümüz üzere yanlış olabilir; fakat, söyler misiniz, sizin uygulamanızın neresi doğru? 


02 Mart 2010

11818'in bilinmeyen numarası

Reklamlarını gözümüzün içine sokmasalar farkına varmak kolay olmayacaktı. Televizyon reklamlarında alttan hızla geçip giden yazıları okumaya / yakalamaya / çözmeye biraz merakım vardır. 11818 Bilinmeyen Numaralar hizmetinin bedelinin ne uçuk rakamlara karşılık geldiğini anlamak için reklam anında ekran altından geçen ve acelesi varmış da bir an önce gitmesi gerekirmiş gibi seğirtiveren altyazıyı yakalayıp okumak gerekiyor efendim. 

Amacınıza ulaştığınızda asıl numaranın, düzeltiyorum, asıl bilinmeyen / görünmeyen numaranın bu olduğu hemen anlaşılıyor. Bilmediğiniz bir numarayı öğrenmenin bedeli onlarca lirayı bulabilir bu tarifelere göre. Hatırlatmadı demeyin. Aradığınız numarayı bulma mutluluğunuz kendinizi kaybetme hüsranına dönüşmesin.

Aradığınız numarayı bulmak için daha ekonomik bazı öneriler:

1. Aradığınız kişinin adı ve adresi varsa şehir içi şehirlerarası fark etmez, atlayın bir arabaya yola düşün. Daha ucuza mâl olacaktır.
2. Google üzerinde iz sürün, bilinenlerden hareketle bilinmeyene ulaşma imkânı hiç de uzak ihtimal değil. 
3. Servisinizin çoğunlukla ücretsiz olan müşteri hizmetlerini arayın; bir bilinmeyen numarayı öğrenmek istediğinizi, eğer söylemezlerse bu numaralara tok olduğunuzu, sözleşmenizi iptal edeceğinizi ve X firmasına geçeceğinizi söyleyin, hemen söyleyeceklerdir. 
...

ali@

01 Mart 2010

Kitapların izinde: Cahit Külebi / Adamın Biri

Kullanılmış kitap okumayı severim. Özellikle eski dönemlerde yayımlanmış ve başka okuyucular elinden geçmiş, sayfalarına not düşülmüş kitaplara bayılırım. Kişisel tarihlerinin bir bölümünü bizimle paylaşır böyle okurlar. Kütüphaneme bir şekilde yolu düşen kimi kitaplarda da kişisel tarih izlerini görmek mümkün. İşte Cahit Külebi'nin Adamın Biri adlı şiir kitabına düşülen notlar.
Resimde görülen arka kapağa, kitap sahibi tarafından şunlar yazılmış:
"Bu kitabı meteliğe kurşun attığım soğuk bir ilkbahar pazarında kitapçının vitrininde görerek aşık oldum. Allem ettim kallem ettim o gün bu kitabı ele geçirdim. Bilhassa içinde HİKAYE'nin olması beni cezbetti. Paralı bir günümde yine Cahit Külebi'nin Rüzgâr ve Atatürk Kurtuluş Savaşında adlı eserlerini de alırım. 17/IV/1955, F. Mumcuoğlu, 3/VI/1959 Feyyaz Mumcuoğlu."
Elimdeki kitap Varlık Yayınları tarafından Kasım 1954'te yayımlanmış. Kitabın iki sayfa sonrasında başlangıç kısmında "59 Feridun Mumcuoğlu Teknik Okul / Zonguldak 19/IV/1955 Salı" ibaresi var. 

Anlayabildiğim kadarıyla: Kitap Zonguldak'ta Teknik Okulda okuyan 59 numaralı Feridun Mumcuoğlu'ya ait. Kitabın arkasındaki tarih kitabın satın alınma tarihi olmalı. İç kısımdaki tarih okumaya başlama tarihi olabilir. Arada iki günlük bir fark var ne de olsa. Feyyaz aynı kişinin diğer adı gibi görünüyor.

Sayfanın üstündeki Göcek ibaresi bulunulan yeri mi yoksa kişinin memleketini mi ifade ediyor? Meçhul. Notta bahsedilen kitapları bilmiyorum ama Cahit Külebi'nin Yeşeren Otlar kitabı da Feridun Mumcuoğlu tarafından alınmış. O kitap da bende. Sanırım her ikisini birlikte almıştım kitapçıdan. İlk sayfaya "27-X-1955 Zonguldak, Feridun Mumcuoğlu" notu düşülmüş. Demek ki şairin satışta olan bütün kitaplarını almış kahramanımız.  Fakat aynı tarihte değil, maddi imkânsızlık yüzünden daha sonraki bir tarihte. İlginç olan şu ki kitap dostu Feridun, kendisiyle ilgili bu bilgilerin dışında sayfalara herhangi bir şey yazmamış. Beğendiği şiirlerin altını olsun çizmemiş. 

Demek ki o yıllarda da öğrencilik zor zanaatmış.  Fakat buna rağmen, bir şiirin hatırına bir kitaba âşık olan, o kitabın izini süren, satıcıyla bunun için kıyasıya pazarlık yapan insanlar varmış. Darısı dostlar başına!