Bu Blogda Ara

15 Şubat 2010

Hay ağzına sağlık ablacığım!

Bilge Emeç
Teröristlerce öldürülen gazeteci Çetin Emeç'in eşi Bilge Emeç ilk mülakatını Vatan gazetesine vermiş. Ders çıkarılacak bölümleri olan mülakattan bir iki bölümü alıntılamadan edemedim. Her kim isterse kendine pay ve ders çıkarabilir. Benim iki alıntıdan çıkardığım dersler: 1. Gerçekler er geç ortaya çıkma alışkanlığına sahiptir. 2. İbadet herkese yakışıyor.

* Tetikçi yakalandı değil mi?
Katilin bulunması çok önemli değil. Yakalanan katilin de gerçek olduğunu düşünmüyorum. Tetikçiyi yakaladılar güya. O çocuk cezaevinde evlendirildi. Hrant’ınki de aynı oldu ya. Evlendi. Nasıl oluyor anlamıyorum. Gerisinde kim var bu işlerin hala çözülmedi. Çözülse de ne olacak ki artık onu da bilmiyorum gerçi. Sürekli dinle ilgili tehdit aldığımız için hep ‘İran’ dedik, ‘Dinciler’ dedik. Çünkü ben Atatürkçü, orduyu seven, vatanperver bir kadınım. O yüzden daha devletime hiç kızmadım ben. Başka gerçeklerle yüzleşmek istemedim. O yüzden hep İran demek işime geldi sanırım. İran’ın yaptığına inanmak istedim.
 * Kimler vardı o günlerde yanınızda?
Dostlarımla bir süre klan halinde yaşadık. Suna ve İnan’la. Bütün Koç Ailesi çok yanımdaydı. Allah razı olsun. Dinimle ayakta kaldım. Allah’a sığınarak. Ben her sabah şükür namazı kılarım. Hala da kılarım. O sabah tabii ki kılamadım. Artık her şeyin bittiğini anladım. Çok bitkin, perişan ve neredeyse şuursuzca hastaneden eve döndüm. Otururken birden namazımı kılmadığımı hatırladım, odama çıktım, namazımı kıldım, ardından şükür namazımı kılacağım. Birden durdum ‘Neye şükür edeceğim Allah’ım?’ derken, isyan edeceğime çocuklarım için şükrettim. Ve o an gücümü topladım sanki. Ve öyle gitti. Çocuklarım için.

 Mülakatın tamamı için tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu yazıyla, fotoğrafla, şiirle, eserle ilgili düşünceni yazman beni ancak sevindirir! Duam şu: Yorumlayan yorulmasın! :)