Bu Blogda Ara

28 Mart 2009

Ecel gelmiş can gider; fakat...

Muhsin Yazıcıoğlu öldü. Allah rahmet eylesin. Bu ölüm, kadere imanı olan insanlar açısından kabul edilebilir olacaksa da (Yazıcıoğlu da yakın dönemdeki bir konuşmasında "ölümün anidenliği"ne vurgu yapıyordu.) değinilmesi gereken birkaç husus bulunduğunu düşünüyorum:

1. Türkiye'nin kritik bir güzergâhta olduğu şu günlerde bu müessif ölüm, "şer odaklar" marifetiyle tezgâhlanmış bir ölüm olabilir mi? Bu soru geçiştirilmemeli, Yazıcıoğlu'nun son helikopter "macerası" bütün ayrıntılarıyla ele alınmalı.

2. Arama ve kurtarma çalışmaları açısından ülkemizin içinde bulunduğu durum bu kaza ile yeniden göz önüne gelmiştir. Ülkemizin bütün imkânlarının seferber edilmiş olması bile, kazazedelere neredeyse iki gün sonra ancak ulaşılabilmesini affettiremez. Velev ki kazazedelerin çoğu helikopterin dağa / kayaya çarpmasının tesiriyle ölmüş olsun. Sorumluluk sahibi birilerinin istifa etmesini beklemek hakkımız olsa gerek.

3. Sadece, yaklaşık 20 dakika boyunca sesini duyduğumuz, yardım çığlığını işittiğimiz muhabirin yaşıyor olduğunu varsaysak bile, sonuçta yitirilen "insan canı"dır. Devlet adına görev yapan her kişi "insan hayatının önemi" konusunda özel eğitimden geçirilmeli. İnsan hayatı öncelenmeli. Topluma travma yaşatılmamalı.

4. Fikriyat ve siyaset coğrafyalarının epey bir kilometrekaresi birbiriyle benzer / denk motiflerden oluşan Tayyip Erdoğan'la merhum Yazıcıoğlu'nu, bu üzücü ortamı fırsat bilerek karşı karşıyaymış gibi göstermek isteyenler ancak art niyetli olabilir. Üç beş oy için böyle bir vasatı oluşturmaya çalışanlara BBP'liler, gençler fırsat vermemeli. Metîn olunmalı.

Şimdi, "dua" ve yaşananları sağduyulu olarak değerlendirme zamanı.

Allah bu kazada ölenlerin taksiratını affetsin, onlara rahmet eylesin, yakınlarına "güzel sabırlar" ihsan eylesin. Amin.

ali@

2 yorum:

  1. Üstüste defalarca kaza geçirmiş olması, onun hakkında karakutu gibi ifadelerin kullanılması, bir de israilin elinde olduğu söylenen uydudan gemi batıran, uçak düşüren bir cihazın olduğu söylentisi insanın içinde kuşku uyandırıyor olsa bile, hava şartlarının çok sert olduğunu da unutmamak gerek.

    Allah rahmet eylesin.

    YanıtlaSil
  2. Vade dolduktan sonra ne dense boş!

    Fakat özellikle son zamanlarda yaşadıklarımız, ülkemizde neredeyse hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını gözler önüne seriyor.

    Bu olay da korkarım ki vaktiyle bize "bir şekilde" gösterildiği hâlde, bugün "başka bir şekilde" gerçekleştiğini öğrendiğimiz olaylar zincirinin son bir halkası olsun.

    Doğrusu, yanılmak isterim.

    YanıtlaSil

Bu yazıyla, fotoğrafla, şiirle, eserle ilgili düşünceni yazman beni ancak sevindirir! Duam şu: Yorumlayan yorulmasın! :)