Bu Blogda Ara

22 Haziran 2008

Geçsin günler, haftalar


HATIRA

Geçsin günler, haftalar,
Aylar, mevsimler, yıllar..
Zaman, sanki bir rüzgâr
Ve bir su gibi aksın...

Sen gözlerimde bir renk
Kulaklarımda bir ses
Ve içimde bir nefes
Olarak kalacaksın...

Enis Behiç KORYÜREK



20 Haziran 2008

Faydasız Yazılar


Meyve vermeyen bir ağaç kadar
faydasız olsun bu yazdıklarım.
Dallarını meyvesine tamâ edip
kimse taşa tutmasın.
Bu yazdıklarım çok budaklı, çok bükümlü
bir ağaç kadar faydasız olsun.
O zaman marangozlar
kesip biçmeye değer bulmaz böyle bir ağacı.
Dokusu gevşek, gözenekleri geniş, reçinesiz
bir ağaç gibi faydasız olsun bu yazdıklarım.
Odun olmaz bu ağaçtan desinler,
yakmasınlar.
Faydasız olsun, yine de
bir ağaç gibi olsun bu yazdıklarım:
Kökü toprakta;
başı gökyüzüne dönük.
Belki kimse bahçesine dikmez,
şehrin bulvarlarına da sokmazlar onu.
Ama
uzak, kıraç bir ıssızlıkta
bunalmış bir yolcu
dibinde oturacağı,
sırtını dayayacağı bir ağaç buldu diye
ferahlarsa
bu yeter.


Chuang Tzu

18 Haziran 2008

Yokluğunda buldum seni...


BEKLENEN

Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme, artık neye yarar.

NFK


15 Haziran 2008

Besbelli

Besbelli ölümüm sabahleyindir.
İlk ışık korkuyla girerken camdan,
Uzan, başucumda perdeyi indir,
Mum olduğu gibi kalsın akşamdan.

Sonra koş terlikle haber vermeye,
"Kiracım bu sabah can verdi" diye,
Üç beş kişi duysun ve Belediye
Beni kaldırmaya gelsin odamdan.

Evden çıkar çıkmaz omuzda tabut,
Sen de eller gibi adımı unut,
Kapımı bir kaç gün için açık tut,
Eşyam bakakalsın diye arkamdan.

Ahmet Kutsi TECER


Fotoğrafın orijinali için tıklayınız.


05 Haziran 2008

Sütçü İmam'ın kızı okumak istiyor

"Dinleyin efendiler, üniversite kapısı önünde ağlattığınız şu kız, Sütçü İmam'ın kızıdır. Yüzüne kapıları örttüğünüz bu çocuklar, Mustafa Kemal'in ardısıra İzmir'e kadar koşan kavruk Anadolu yiğitlerinin evlatlarıdır ve dahi onların hepsi Mustafa Kemal'in çocuklarıdır. Onların hepsi, Karayılan'ın, Kâzım Karabekir'in, Nene Hatun'un, özgürlüğe tüfek taşıyan Karadenizli takacıların, Sivaslı şehitlerin, Afyonlu efelerin, Kütahyalı çetecilerin, Antepli gazilerin, Maraşlı kahramanların, Urfalı aslanların evlatlarıdır. Onlar Millî Mücadele'nin ve bir gün dahi düşmana tahammül edemeyen dev isyanın çocuklarıdır. Yüzlerine bakın ve bir kere düşünün bunu. Bir kere..." İdris ÖZYOL




03 Haziran 2008

Demiryolundaki Çiçek



Sen ey, tutup şu demiryolunda açan çiçek!
Bilmen gerekirdi ki bir gün ya yakılacaksın,
Ya da iki üç amele gelecek kazma kürek,
Sen en mâsum şarkını söylerken sabahlara,
Bir kara yıldırımla kapanacak belki ağzın.

Sen ey, tutup şu demiryolunda açan çiçek!
Başka yer mi yoktu ki bu dünyada, başka yaz?
Dilek hangi havayı değiştirmek?
Ne ki ömründe bu taş, demir tedirginliği,
Canım yapraklarında, dallarında bu kir, pas?

Sen ey, tehlikelerin, israfların çiçeği!
Bak şu üstünden geçip giden mavilere bir,
Var mı daha bir yazın?

Zeki Ömer DEFNE

01 Haziran 2008

Biz Kırım'dan Çıkkanda

Karadeniz'in kuzeyinde yıllardır yaşadıkları Kırım yarımadasından 1944 yılında Stalin'in emriyle çıkarılarak yurtlarından sürgün edilen Kırım Tatar Türklerinin acıklı öyküsünü anlatan bir halk türküsü. Ezgi ve sözler yürek parçalıyor.
Sözlerdeki bazı kelimelerin anlamları verilmiştir. Fare imlecini kelime üzerinde bekletirseniz, anlam görünecektir. Dinlemek için en aşağıdaki linki kullanınız. İndirmek isterseniz çalma gerecinin en sağındaki aşağı ok simgesine tıklayınız.



Biz Kırım'dan çıkkanda
Kar yağmadı kan aktı
Anam babam
kız kardaşlarım
Kozleri dolu yaş kaldı

Kokten uçkan uçaklarının
Kanetlerini kim yazgan
Şu Kırım'da ölgenca cigitlerinin
Cenazelerini kim kılgan

Kaçaredim men Akyar'dan
Karadeniz
bolmasa
Asaredim öz özümnü
Annem babam bolmasa.



Dinlemek ve indirmek için tıklayınız.