Bu Blogda Ara

21 Mayıs 2008

Hayatın Felsefesi

Bazen yaşam öyle ağır gelir ki insana, ancak pembe gözlüklerle katlanılabilir. Uçmak isteyene deli denmesi de cabası...


Bazen sırf insani bir merak uğruna pazarlamacıların tuzağına düşeriz. Para verip almak tatlı gelir...



Bazen yanı başımızdaki fırsatları, sahip olduğumuz güzellikleri görmeyiz. İlla biri mi anımsatmalı?


Bazen kendimizi kandırırız. Buna gereksinimimiz de vardır aslında. Çevremiz de bize anlayışlı yaklaşır. Belki de uğraşmak istemez...


Bazen her şey o kadar doğal gelir ki insana, senin için dünya o açıdan öyle görünür. Kim ne diyebilir ki?


Bazen ne olduğumuza / olmadığımıza bakmadan yanlış şeylere heves ederiz. Sonuç şu olur: Heveslendiğimizle kalırız, bir de hayal kırıklığı...


Bazen aklımıza gelen doğruları tam söyleyecekken -türlü etmenler ve eskimeyen yöntemlerle- bundan vazgeçeriz, belki de ikna ediliriz...


Bazen kim ne derse desin standartlarımızın dışına çıkamayız. Standart bir içgüdümüz varsa suç bizim mi?



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu yazıyla, fotoğrafla, şiirle, eserle ilgili düşünceni yazman beni ancak sevindirir! Duam şu: Yorumlayan yorulmasın! :)